Safsata Atlası

Safsata Atlası SUNU PDF İndir

Safsata Atlası WORD İndir
Safsata Atlası
Türk toplumsal yapısına göre gücel hale getirilmiştir.

Acele genelleme

Çok az bir örneğe dayanarak acele genelleme yapmaktır.

 

Ahmet doktora yapmaya Norveç e gider.

Gittiği gün okulun bahçesinde evsizler görür.

Ailesiyle telefonda konuşurken onlara Norveç te çok fazla evsiz olduğunu söyler ki, evsizler Norveç te çok ender görülen bir olgudur.

 

Ad hominem

Rakibinizin argümanını gözden düşürmeye çalışırken onun karakterine ya da kişisel özelliklerine saldırmak.

 

Sally daha adil bir vergilendirme sistemi lehine ikna edici bir savunma yaptıktan sonra Sam izleyicilere evlenmemiş, bir kere tutuklanmış ve tuhaf kokan kadının söylediği bir şeye inanıp inanmamamız gerektiğini soruyor.

 

Anekdotal

Geçerli argümanı bilhassa istatistikleri reddetmek için kişisel tecrübeleri veya soyutlanmış örneği kullanmak.

 

Jason büyükbabasının günde 30 sigara bile içtiğini fakat 97'ye kadar yaşadığını bundan dolayı da o la okuduğu tüm kanıtlanmış ve doğruluğu gösterilmiş nedenselliklerin analizine inanmadığını söylüyor.

 

Anlam belirsizliği

Gerçeği yanlış tanıtmak ya da şaşırtmak için dilin iki anlamlılığını veya belirsizliğini kullanmak.

Politikacılar genelde yanıltmak için belirsizlik kullandıklarından suçludurlar ve inceleme altında teknik olarak doğru olmadıkları açığa çıkacaktır. Bu vaat vermek için özellikle hileli ve kasıtlı bir hatadır.

 

Hakim sanığa neden park cezalarını ödemediğini sorduğunda sanık cezayı ödememesi gerektiğini çünkü tabelada buraya park etmek iyidir yazdığını onun da doğal olarak buraya park edebileceğini düşündüğünü söyledi.

 

Bütünleme /indirgeme

Bir şeyin bir parçasının tüme veya diğer parçalarına uygulanabileceğini varsaymak.

 

Ayşe büyük bir apartmanda oturmaktadır.

O halde Ayşe’nin dairesi de büyük olmalı.

Daniel büyümüş de küçülmüş bir çocuktu ve mantığa karşı ilgiliydi. Atomlar görünmez olduğundan atomlardan yapılanların da görünmez olduğu gibi bir usavurum yaptı. Ne yazık ki bu becerilerine rağmen saklambaçta kaybetti

 

Doğaya yönelim

'Doğal olanın kaçınılmaz, haklı, doğru veya ideal olduğu argümanı kurmak.

 

Doktor çoğunlukla birlikte düz su gibi çeşitli doğal ilaçlara yöneliyor. O yalnız doğal olan insanın antibiyotikler gibi yapay ilaçlara karşı tedbirli olması gerektiğini söylüyor.

 

Doldurulmuş soru

Cevaplanırken karşıdakinin suçlu hissetmesine neden olacak bir varsayım içeren bir soru sormak.

Doldurulmuş soru safsatası tahrik edici doğasından dolayı rasyonel tartışmaları rayından çıkarmak konusunda özellikle etkilidir çünkü sorunun muhatabı kendisini savunmaya zorlanır ve telaşlı veya dezavantajlı gibi görünebilir.

 

Duygulara başvurma

Geçerli ve zorlayan bir argüman kurmak yerine duygusal bir tepki uyandırmak.

 

Bu arabayı aldığınızda dünyanın en güçlü ve kıskanılan erkeği siz olacaksınız.

Ahmet güçlü ve kıskanılan bir erkek olmayı arzulamaktadır.

O halde, bu arabayı aldığında güçlü olacaktır iddiası doğrudur.

Veya

Tabağındaki yemeği bitirmeyen bir çocuğa Afrika da çocukların açlıktan öldüğünü söylemek.

 

Geleneğe başvurmak

Bir iddia sadece eski, denenmiş, geleneksel olduğu için doğrudur hatasıdır.

Tanrı’nın varlığına inanıyorum.

İnsanlar binlerce yıldır Tanrı’nın varlığına inanıyor, eğer yoksa neden bu kadar çok insan inansın ki.

O halde Tanrı vardır.

 

Genetik

Bir şeyin iyi veya kötü olduğuna nereden geldiğine veya kimin getirdiğine bakarak karar vermek.

 

6 haberlerinde yolsuzluk ve rüşvet alma davasında senatör medyadaki şeylere karşı çok dikkatli olmamızı söyledi çünkü hepimiz medyanın ne kadar güvenilmez olduğunu biliyoruz.

 

Grup baskısı

Bir şeyin makullüğünü göstermek için popülerliğe veya o şeyin pek çok kişi tarafından yapılmasına başvurmak.

 

Sınavda kopya çektim çünkü bütün sınıf kopya çekti.

O halde, kopya çekmek doğru veya kabul edilebilirdir.

 

İnanca başvurma

Bir iddianın doğruluğunu, insanların çoğunun ona inandığını savunarak kanıtlamaya çalışma hatasıdır.

 

Tanrı vardır çünkü Amerikalıların %85’i Tanrı’nın varlığına inanıyor.

O halde, Tanrı vardır.

 

İspatlama yükü

İspatlama yükünün iddiayı ortaya atan kişide değil de ona karşı çıkanda olduğunu söylemek.

 

Hayaletlerin olmadığını ispatlayamazsın.

O halde hayalet vardır..

 

Kaygan zemin

A onaylanırsa sonrasında bu nedenle Z'nin de olacağını bundan dolayı A'nın olmaması gerektiğini iddia etmek.

Öğrencilerin okula şort giyerek gelmesine izin verirsek, zamanla okula mayo giyerek gelmeye başlayacaklardır.

 

Kişisel inanmamazlık

Bir şeyler anlamak için zor bulunduğundan dolayı doğru olamayacağını söylemektir.

Doğal seçilim süreciyle işleyen biyolojik evrim gibi konular onları doğru düzgün kavrayabilmek için iyi bir anlayış gerektirir, bu hata genelde bu anlayış basamağında yapılır.

 

Kırk insan ve balığın olduğu bir resim çizdi ve Richard bol kibirle gerçekten, balığın insana zamanla yaşanan tesadüfi olaylarla bir şekilde dönüşebileceğini düşünecek kadar aptal olup olmadığını sordu

 

Korkuluk

Birinin argümanının saldırmayı kolaylaştırmak için yanlış tanıtılması.

 

Will sağlık ve eğitime daha fazla bütçe ayırmamızı söyledikten sonra Warren buna Willin ülkesinden askeri harcamaları keserek savunmasız bırakacak kadar fazla nefret ettiğinden dolayı şaşırdığını söyleyerek yanıt verdi.

 

Korkuya başvurmak

İnsanları korkutarak iddiasının doğruluğunu kabul ettirme hatasıdır.

 

Tanrı’nın varlığına inanmalısın.

Tanrı’nın varlığına inanmazsan cehennemde yanarsın.

O halde, Tanrı’nın varlığına inanmalıyız.

 

Kumarbazın yanılgısı

Rulet çarkının dönmesi gibi istatiksel olarak bağımsız fenomenlerin birbirini etkilediğine inanmak.

 

Rulet çarkında üst üste 6 kez kırmızı gelmişti bundan dolayı Greg sıradakinin siyah olmasının kesine yakın olduğunu biliyordu. Bu düşünüşüyle doğal seçilimin ekonomik biçiminden dolayı bütün birikimini çabucak kaybetti

 

Mazeret

Bir iddianın yanlış olduğunu gösterirken hedefi değiştirme veya özel durumlar meydana getirmek.

Edward Johns psişik olduğunu iddia etti fakat yetenekleri uygun bilimsel koşullarda test edilince yetenekler kayboldu. O bu durumu yeteneklerini göstermek için birinin onlara inanması gerektiğini söyleyerek açıkladı.

 

Orta yol

İki aşın uç arasındaki uzlaşmanın veya orta yolun gerçek olduğunu iddia etmek.

 

Holly aşıların çocuklarda otizme neden olduğunu söyledi fakat onun bilimden anlayan arkadaşı Caleb bu iddianın çürük ve yanlışlığının ispat olduğunu söyledi. Arkadaşları Alice aşının bazen otizme neden olduğu uzlaşma önerdi.

 

Otoriteye başvurma

Otoritenin söylediği herhangi bir şeyin doğru olduğunu söylemek.

Bu hata için önemli bir not hatanın uzmanların iddialarını veya bilimsel fikir birliğini reddetmek için kullanılmaması gerektiğidir. Otoriteye başvurmak geçerli argüman kuramaz fakat bu uzmanların iddialarının bizim anlayışımızla benzer seviyede olmadığında önemsememenin makul olduğu demek değildir.

 

Evrim doğru değil' pozisyonunu savunamayan Bob kendisi primat değil muhtemelen) bir bilim adamın da evrime şüpheci baktığını söylüyor.

 

Soruya yalvarmak

Sonuca öncül içinde yer verilen döngüsel bir argüman kurmak.

 

Büyük Zorbo'nun söyledikleri kusursuz ve mükemmeldir. Bunu biliyoruz çünkü Zorbo'nun en iyi ve en doğru olan ve asla sorgulanmaması gereken yüce kitabında böyle yazıyor.

 

Teksas keskin nişancısı

Veri kümelerini cımbızlayarak bir argümana uydurmak veya verilerde tahmine uygun bir desen bulmak.

 

Sugarette Şekerli İçecekleri'nin yaratıcıları Sugarette'nin içildiği 5 ülkeyi işaret ediyor, bunların üçü dünyanın en sağlıklı ülkesi dolayısıyla Sugarette içmek bizi sağlıklı yapıyor.

 

Tu quoque

Eleştiriyi, eleştirene döndürerek eleştiriyle meşgul olmaktan kaçınmak, eleştiriyi eleştiriyle yanıtlamak.

 

Ali’nin elinde hamburgerle ve üzerinde deri ceketiyle arkadaşlarına hayvanların kürkü, derisi ve eti için kesilmesinin ahlaki olarak yanlış olduğunu söylemesi.

Söyledikleri inandırıcı olmaz ve hayvanların kürkü ve derisi veya eti için yok edilmeleri ahlaki olarak yanlış değilmiş gibi bir izlenim yaratır.

 

Ya siyah ya beyaz

Aslında çok seçenek olmasına rağmen karşıdakine yalnız iki seçenek var gibi göstermek.

 

Özünde vatandaşların haklarını baltalayanlar için yaptığı planına destek toplarken Yüce Lider insanlara ya onun tarafında ya da düşmanın tarafında olacaklarını anlattı

 

Yanılgı yanılgısı

Hata yapıldığından dolayı iddianın zorunlu olarak yanlış olacağını iddia etmek.

Doğru ve haklı iddiayı çeşitli hatalarla ve güçsüz argümanlarla savunmak olası olduğu gibi hatalı argümanı mantıksal tutarlılıkla iddia etmek de tamamıyla olasıdır.

 

Amanda'nın sağlıklı yemek yememiz gerektiğini çünkü diyetisyenin popüler olduğunu söylediğini savunurken bir hataya düştüğünü anlayınca Alyse bundan dolayı her gün pastırmalı çizburger yemek gerektiğini söyledi.

 

Yanlış sebep

Şeyler arasında gerçek ya da varsayımsal bir ilişkinin olması birinin diğerinin nedeni olduğu varsaymak.

 

Mesela Ayşe’ye bir mektup gelir ve mektupta “Bu mektubu 10 kişiye gönderirsen başına talih kuşu konacak ama üç gün içinde göndermezsen çeşitli kötülüklerle karşılaşacaksın.” yazmaktadır.

Ayşe mektubu bir kenara atar. Bir hafta sonra buzlu yolda yürürken ayağı kayar ve düşüp bacağını kırar.

Hastaneden çıkar çıkmaz mektupları çoğaltır ve 10 kişiye gönderir.

İki olayın birbiriyle alakası olamayacağı halde, bacağını kırmasının sebebi olarak mektupları göndermemesi olarak görür.

 

Yeniye başvurmak

Bu safsata, yeni olan bir şeyin daha iyi olduğu hatasını içerir.

Bir şey yeni olduğu için daha iyi veya doğrudur safsatasıdır.

 

Bu bilgisayar IBM’in en yeni modelidir.

O halde bu bilgisayar iyidir.